Anasayfa / GEZGİN HABER / Christiania: Özgürlüklerin Sınırını Kendisi Çizen Şehir

Christiania: Özgürlüklerin Sınırını Kendisi Çizen Şehir

21. yüzyıl için adeta ütopya şehir olan Christiania, her geçen gün özgürlüklerimizin daha da sınırlandığı ve çıkış yollarının arandığı günümüzde, kendi kendini denetleyen ve yöneten sistemi ve varoluşunu engelleyen sisteme karşı verdiği mücadele teknikleri ile bizlere çarpıcı bir model sunuyor.Christiania

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bulunan Christiania, bölge sakinleri tarafından bağımsız bir devlet olarak kabul ediliyor. Sarı zemin üzerine 3 kırmızı noktadan oluşan bir bayrakları ve kendilerine has bir yönetim biçimleri ve hatta paraları bile var. 34 hektarlık bir alana sahip, 1000 civarında kişinin yaşadığı Christiania’yı her yıl 1 milyon kişi ziyaret ediyor. Bu ziyaretçilerin bir kısmı kısa süreliğine bir kısmı da uzun süreliğine Christiania’da kalabiliyor.

İşaretli bölge Christiana, dışarısı ise Kopenhag
İşaretli bölge Christiana, dışarısı ise Kopenhag

Christiania aslında 17. yüzyılda Kral IV. Christian tarafından askeri bir merkez olarak kurulmuş. 2. Dünya Savaşı esnasında da kışla olarak kullanılan bölge boşaltılmış. 1971 yılında aktivist gazeteci Jacob Ludvigsen önderliğindeki bir grup, bölgenin yeşillendirilmesi, çocuklara oyun alanı yaratılması ve yetişkinlere vakit geçirebilme alanı oluşturulması amacıyla bu alanın etrafındaki çitleri kırarak ilk girişimde bulunuyorlar. Ancak zamanla buraya hippiler, evsizler ve özgürlük yanlısı insanlar gelip mevcut barakalara yerleşmeye başlıyor ve 26 Eylül 1972 tarihinde “Özgür Kasaba” olarak bağımsızlıklarını ilan ediyorlar.christiania7

Christiania daha kuruluş aşamasında otomobil yasağını ilan etmiş. Yasağa bağlı olarak oldukça yaygın olan bisiklet kullanımı, bölgenin ilk ticarethanesinin kurulmasına da vesile olmuş. Bir demirhane olan bu ticarethane, Christiania’da 70’li ve 80’li yıllarda 10.000’den fazla bisiklet üretmiş. 1980’lerin ortasında gerçekleştirilen atölye çalışmasında Lars Engström ilk Christiania bisikletini tasarlamış. Elde edilen büyük başarının ardından bölge şirket için yetersiz gelmeye başlamış ve şirket 1989 yılında Bornholm’a taşınmış.

annie-boernladcykel_
İlk Christiana bisikletleri

Kasabaya ilk girdiğinizde “Şuan Avrupa Birliği topraklarına veda ediyorsunuz” yazan bir tabelayla karşılaşıyorsunuz burada. Bir zamanlar kışla olan bu parkın içinde askeri binalardan, gecekondu ve kulübelere kadar yüzlerce bina yer alıyor Christiania’da ve hepsi de farklı biçimleri, tarzları, renkleri ile kendi hikayelerini, karakterlerini taşıyor. Bu açıdan kendine özgü ve her türlü yeniliğe, çeşitliliğe açık bir mimariye sahip. Göçmenler, bohemler ve hippiler ülkesi olan Christiania’da herkes kendi elektriğini üretebiliyor, barışı ve iç huzuru arayanların yoga ve meditasyon yapabilmeleri için büyük merkezler bulunuyor.

Christiania, Danimarka dolayısıyla da Kopenhag için geçerli olan birçok yasadan, kuraldan, mülkiyet hakkından bağımsız olarak alternatif bir yaşam tarzına ev sahipliği yapıyor. Göl kenarına kurulu bölgenin televizyon kanalı, radyo istasyonu, bisiklet dükkanları, konser salonu, amfi tiyatrosu, kadın demirciler dükkanı gibi işletmeleri de mevcut. Köy halkı geçiminin bir bölümünü buradan sağlıyor.

Christiania6

1971 yılından bu yana bölgede tek bir ağaç kesilmemiş. Buradaki insanların hepsi gündüz üretime katılıp akşam müzik eşliğinde hep beraber eğleniyorlar. Christiania’ya dünyanın dört bir yanından müzisyenler ve sanatçılar geliyor. Bölgede sanat sevgisi oldukça üst seviyede, öyle ki hangi sokağa girerseniz girin mutlaka kulağınıza bir yerlerden enstrüman sesleri geliyor.

Christiania vatandaşlarının vergi ödeme zorunlulukları yok. Bölgede Kokain, metamfetamin vb. gibi uyuşturucular barındırmak kesinlikle yasak. Ayrıca bölgede silah bulundurmak da ruhsatına bakmaksızın yasak. Dönem dönem hırsızlık gibi sorunlarla karşılaştıklarında ise buldukları ceza ilginç. Kurulun vereceği karar sonucunda bu kişiyi Kopenhag’a sürgüne yolluyorlar.

Christiania3

Christiania özerk bir bölge haline geldiğinden bu yana, yasalardan bağımsız olması, hafif uyuşturucuların serbest bırakılması, sosyal konut ve çocuk bakımı gibi devlet destekli uygulamaların oldukça uyguna sağlanması gibi nedenlerden ötürü devlet görevlileri ile sürekli karşı karşıya geliyor. Oysaki Christiania, herhangi bir sorun karşısında herkesin katılım gösterebileceği ve ortak bir kararda mutabık olabileceği uyuma sahip ve bu açıdan devlet görevlilerine ya da kanunlara ihtiyaç duymuyor. Buna örnek olarak, 1980’li yıllarda kimyasal uyuşturucu kullanımının bölge sakinlerince masaya yatırılması ve yasaklanması gösterilebilir.

christiania4

Christiania, insanların hayatta kalmak için alternatif yöntemleri ve yeni yaşam biçimlerini keşfedebilecekleri bir ortam sunuyor. Bu ortama hakim olan yaşam tarzı sosyalizmin niteliklerinden çok bireyci nitelikler taşıyor ama toplum odaklı olma niteliğinden ödün vermiyor.

Danimarka hükümeti elbette Christiania’yı normalleştirmek ve sahip oldukları alanı alabilmek için büyük bir baskı uyguluyor uzun yıllardır ancak karşılaştığı direnç de aynı ölçüde büyük oluyor. Sonunda geçtiğimiz yıllarda ortaklaşa oluşturdukları ‘Christiania Özgür Devlet Fonu’ ile Danimarka’ya yaklaşık 70 milyon Kron ödemeyi kabul eden bölge halkı Christiania’yı satın aldı. Zira bölgenin turizm potansiyeli yüksek ve içeriye ziyaret için giriş paralı. Zaten bölgede satışlardan kazanılan tüm gelir de bu fona devrediliyor.

Christiania’ya ulaşım metroyla sağlanabiliyor ve Christianshavn’daki metro istasyonu ile arasındaki uzaklık 6 dakikalık yürüme mesafesinde. Ayrıca şehir merkezinden her 10 dakikada bir kalkan ve tam kapısının önünde duran otobüslerle de ulaşımınızı sağlayabiliyorsunuz.

Sizi Christiania ile başbaşa bırakalım…

Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kaynaklar:

www.arkitera.com

http://www.christiania.org

http://www.zuzulist.com

http://www.bygst.dk/english/knowledge/christiania/history-of-the-christiania-area/

Gezginler

Check Also

Biz Eski Türkiye’nin İnsanları, Yeni Türkiye’yi Terk Ediyoruz.

“Biz gidiyoruz. Artık tanınmaz halde olan, doğduğumuz bu topraklardan, doyacağımız topraklara göç ediyoruz. Gezi zamanı içimizde alevlenen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir